
SURNÂME KİTAP İNCELEMESİ
“Surnâme “Doğruyu söylemek iyiydi; elbette her doğruyu söylemeyecekti…”
Surnâme
Surnâme, şahzedeler için bir düğün tertipleyen padişahın, bu düğünü devletin itibarı ve şerefine yakışır bir şekilde yaptırmak istemesiyle azami ihtimam göstererek görevlendirdiği kişilerin, boşalan sadrazamlık koltuğuna talip olarak güç ve iktidar savaşlarına girmelerini konu alıyor.
İki dudağının arasında kaderler harmanlanan sultan, sadrazamlık mühr-i hümayununu düğünden sonra kime teslim edeceğini söyleyeceğini açıklar… On beş gün süren düğünle birlikte iktidar mücadelesi de başlar…Sarayda bu entrikalar dönerken, reayadan üç genç adam geçmişin intikamını almak ve devleti kötülerin ellerine bırakmamak için bir plan yaparlar…
Düğün, seferden müjde ile dönen yeniçeri ve sipahilere ithaf edilmiştir. Her kesimden insanın kaynaşması ve geçen yıllarda yaşanan zelzelelerin unutturulması hedeflenmiştir. Ayrıca ticareti artırmak, yedi düvele Osmanoğlu mülkünün üstünlüğünü göstermek ve hayır hasenat için üç bin çocuğun da sünnetini yapmak amaçlanmıştır.
Surnâme, Osmanlı Devleti döneminde yazılan düğün ve şenlik kitaplarının genel adıdır. Pala eseri için şöyle söylüyor: “Bu adı vermemizin sebebi, tarih boyunca zengin bir edebiyat türü olarak geliyor olması, biraz da genç okuyucuya böyle bir geleneğin varlığını anlatmak, hissettirmekti.”
Kitapta anlatılan karmaşık olayı ve nesneleri çözebilmek için görsellerin kullanılması hoşuma gitti. Bununla beraber günlük hayatta çokça kullandığımız bazı deyimlerin nereden geldiği konusunda aydınlatma yaşatması böyle tarihi tarzda yazılmış bir eser için çok yerinde olmuş. Ayrıca her bölümün başında o bölümün bir özütü bir hülasası sayılabilecek kıssadan hisseler yazılmış bu da bölümlerle alakalı fikir edinmeye yardımcı oluyor.
Surnâme, biçim olarak süslü bir anlatıma sahip ancak sözlük bulundurmasanız bile hikayenin gidişatına göre tahmin edilebilecek, unutulmaya yüz tutmuş kelimeler ve cümleler kullanılmış. Kurgusu güzel ve özenilmiş bir hikayeye sahip. Pala bu eserinde Osmanlı tarihiyle ilgili çok iyi bir araştırma yapmış olmalı, çünkü kültürel yapıya ait çok fazla kesimden ve görevlerinden bahsedilmiş. Örneğin:
At meydanında şenlik üstüne şenlik, ses üstüne ses yığılıyordu. Hayalbazlar, çivibazlar, telbazlar, kasebazlar, sinibazlar, kadehbazlar; yumurtabazlar, kağıtbazlar, aynabazlar, şimşirbazlar, çemberbazlar, tasbazlar, çanakbazlar, külahbazlar, kayuşbazlar, şişebazlar, hokkabazlar, -bazlar, -bazlar…Her biri alâ-yı valâ ile gelip, kandilli Süreyya ile geçiyorlardı.
Elhasıl Surnâme,
“Kötülerin iş başında olduğu bir dünyada iyi olmak yetmez, kötülüğü ortadan kaldıracak önlemleri de almak gerekir” düsturuyla hareket etmenin önemini vurgulayan, Osmanlının sosyo-kültürel yapısını, bilimsel gelişmeleri ve nihayet aşkı anlatan çok yönlü, polisiye tarzda bir eser!
Yayın: Kapı Yayınları Sayfa Sayısı: 406
Bizi İnstagramda Takip Edin !
Diğer Yorumlarımı Buraya Tıklayarak Görebilirsiniz.
Bunları da beğenebilirsiniz

GÜNEŞİ UYANDIRALIM KİTAP İNCELEMESİ
Temmuz 21, 2022
DOST KAZANMA VE İNSANLARI ETKİLEME SANATI KİTAP İNCELEMESİ
Kasım 16, 2022